spot_imgspot_img

Top 5 This Week

spot_img

Related Posts

Mücadelemiz gerçeği yansıtmak

Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı ve Basın Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, özgür ve bağımsız basının demokratik toplumların vazgeçilmez güvencelerinden biri olduğunu belirtti. Akbulut, “Bugün gazetecilik yalnızca haber üretmek değil; bilgi kirliliği, dezenformasyon ve manipülasyon karşısında gerçeği ayakta tutma mücadelesidir” dedi.

Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Akbulut, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı ve Basın Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı.

24 Temmuz 1908’de Türk basınında sansürün kaldırılmasının basın tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Akbulut, aradan geçen 118 yıla rağmen basın özgürlüğü mücadelesinin farklı biçimlerde devam ettiğini söyledi.

Özgür ve bağımsız basının demokratik toplumların en güçlü güvencelerinden biri olduğunu vurgulayan Akbulut, “Özgür basın, bir ülkenin lüksü değil, demokrasinin oksijenidir. Düşünce ve ifade özgürlüğünün güvence altında olmadığı bir toplumda şeffaf yönetimden, hesap verebilirlikten ve sağlıklı bir kamuoyundan söz edilemez” ifadelerini kullandı.

“Gazetecilik gerçeği ayakta tutma mücadelesidir”

24 Temmuz’un yalnızca tarihî bir yıldönümü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Akbulut, bu günün halkın haber alma hakkını, özgür düşünceyi ve bağımsız gazeteciliği yeniden hatırlattığını kaydetti.

Gazetecilerin toplumun gözü, kulağı ve vicdanı olduğunu ifade eden Akbulut, şöyle konuştu:

“Bugün gazetecilik yalnızca haber yazmak değildir. Bilgi kirliliğinin, dezenformasyonun ve manipülasyonun içinde gerçeği ayakta tutabilme mücadelesidir. Gazeteciler, doğru bilgiyi kamuoyuna ulaştırma ve halkın haber alma hakkını koruma sorumluluğunu taşımaktadır.”

“Hızın değil, doğruluğun kazandığı bir medya düzenine ihtiyaç var”

Dijitalleşmenin haberciliği köklü biçimde dönüştürdüğünü ancak gazeteciliğin temel ilkelerini değiştirmediğini vurgulayan Akbulut, doğruluğu teyit edilmemiş içeriklerin saniyeler içinde milyonlarca kişiye ulaşabildiğine dikkat çekti.

Yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin gerçek haberlerle yarıştığı bir dönemin yaşandığını belirten Akbulut, doğru haberciliğin her zamankinden daha önemli hâle geldiğini söyledi.

Akbulut, “Böylesi bir ortamda gazetecilik hiç olmadığı kadar değerli, doğru habercilik ise hiç olmadığı kadar hayatidir. Çünkü hızın değil, doğruluğun kazandığı bir medya düzenine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz” dedi.

Teknolojinin gazeteciliğin önemli yardımcılarından biri olduğunu kaydeden Akbulut, hiçbir teknolojinin sahada emek veren, kaynağını doğrulayan, araştıran, sorgulayan ve kamu yararını gözeten gazetecinin yerini tutamayacağını ifade etti.

Yerel basın ekonomik kıskaca alındı

Yerel basının karşı karşıya bulunduğu ekonomik sorunlara da değinen Akbulut; artan üretim maliyetleri, azalan reklam gelirleri ve dijital platformların oluşturduğu haksız rekabet nedeniyle yerel medya kuruluşlarının ağır bir ayakta kalma mücadelesi verdiğini söyledi.

Yerel basının kentlerin hafızası, yaşadığı coğrafyanın sesi ve vicdanı olduğunu belirten Akbulut, şu değerlendirmede bulundu:

“Yerel gazeteler ve internet haber siteleri yalnızca haber üretmez. Bulundukları kentin gelişimine katkı sunar, vatandaşlarla kamu kurumları arasında köprü görevi görür. Basının sustuğu yerde yalnızca gazeteler susmaz; toplum gerçekleri duyamaz, demokrasi nefes alamaz.”

Yerel basının güçlendirilmesinin halkın doğru bilgiye ulaşma hakkının korunması açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Akbulut, gazetecilerin ekonomik, hukuki ve mesleki güvencelerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Mesleğin itibarını ve bağımsızlığını koruyacak düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesini isteyen Akbulut, basın özgürlüğünün yalnızca sansürün kaldırılmasıyla değil, gazetecilerin güvenli ve bağımsız çalışma koşullarına kavuşturulmasıyla sağlanabileceğini kaydetti.

Muğla basınına özveri teşekkürü

Muğla’da görev yapan gazetecilerin özellikle orman yangınları, doğal afetler, turizm, çevre ve yerel yönetimlere ilişkin gelişmelerde büyük bir özveriyle çalıştığını belirten Akbulut, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için fedakârca görev yapan tüm basın mensuplarına teşekkür etti.

“Gazetecilik, gerçeğin peşinden gitme cesaretidir” diyen Akbulut, özgürlüğünden yoksun bırakılan bir basının yalnızca mesleki değerlerini değil, toplumun geleceğini de kaybedeceğini ifade etti.

Güçlü bir demokrasinin ancak özgür, bağımsız ve etik değerlere bağlı bir basınla mümkün olabileceğini vurgulayan Akbulut, görevi başında yaşamını yitiren basın emekçilerini de rahmet ve saygıyla andı.

Akbulut, Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 118’inci yıl dönümünü ve tüm gazetecilerin Basın Bayramı’nı kutlayarak mesajını şu sözlerle tamamladı:

“Bugün kutladığımız yalnızca bir meslek günü değildir. Bugün; gerçeğin, halkın haber alma hakkının ve özgür basının değerini bir kez daha hatırlama günüdür. Gazeteciliğin itibarını korumak yalnızca gazetecilerin değil, demokratik bir toplumda yaşayan herkesin ortak sorumluluğudur.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popular Articles